yine yarım kaldı işte.
belki de hayatın hep yarım kalmaya programlıydı da sen bilemedin.
yaşadıkların yarım yamalakmış sanırım önce; belki öteki yarısı ne demekti hiç görmediğinden, belki de görüp de yeni yetmeliğin verdiği heyecana yenik düşüp oralı olmak dahi istemediğinden, bil(e)medin. kim bilir ne herzeler yedin..
sonra gün oldu, dedikleri gibi devran döndü. döndü ve göründü.
görünmekten ne kadar ileri gitti? tahmin bile etmek istemedin.
zaten, isteseydin de ortadan kesilmiş elmanın bir yarısı olmaktan ileriye gidemezdin.
ve “amaan” dedin, “siktir et!”
ettin.
gün yine oldu, devran yine döndü.
sonra bir kez daha ve bir kez daha..
sonra anladın ki gün olurmuş, gün dönermiş; gün geçermiş.
geçti.
ve işte bir yarım olmanın acısını bir bütün olmanın güzelliğini kaybettikten sonra öğrendin..

Hadi birşeyler söyle.